Ben ben ben ben ben

Merhaba arkadaşlar,

 

Bloğuma enson kişisel birşeyi düğünümden sonra yazmışım (gerçi artık pek kod vs’de paylaşamıyorum) bunun sebebi tahmini işler / güçler (arayüz). Şirket okul vs yorucu geçiyor. Bir şekilde bloğuma girdim ve dolaşmaya başladım, “yeni bir gün” kategorisinde konudan konuya atladım biraz duygulandım.

Mutlu olun yaşadığınız her anın keyfini çıkartın…

happy

İnsanoğlunun hiç bir anı bir anı ile uymuyor, şuan o güzel free günlerimi özlüyorum (Free derken evlilikten felan sıkılmadım, tüzel kişilik .p   )

İşin aslı özledim, artık iş düşünmekten, çalışmayı düşünmekten ne bileyim hayat evlenince farklı bir boyut aldı. Eğleniyor musun Aycan ? derseniz evet eğleniyorum yani mesela dün akşam yemeğini evde yemek yerine balık yemeye dışarı gittik .p

İşin şakası bir yana evlenince herşey çok farklı ve inanın çok güzel oluyor (eşinize aşıksanız). Ama evliliğin bir kötü yanı var aslında kötü demeyeyim de şöyle söyleyeyim “Ruhun hadi bunu yap, şunu yap riske gir bunu aç bunu kapat vs vs” diyor ama artık evlisin  “hiç sorumluluk sevmeyen” benim artık ciddi sorumluluklarım var. Bu sorumluluklar insanı önce bunaltıyor ama sonradan pişiriyor ve sorumluluklarını yerine getirdikçe mutlu oluyorsun.

 

Eeeee başka derseniz, bloğum da gezerken (Bu arada bloğum 2008’den bu yana açık) zaman zaman çok karmaşık duygulara bürünmüşüm. Bazen atarlı, bazen duygusal, bazen araştırmacı, bazen sadece iş… Bunları şuan peşpeşe okuyunca insan diyorki neler neler yaşadık neler neler atlattık.

Ve şuan şunu kendime söyleye biliyorum “şuan ki yaşadığım sorunların hepsine 1-2 yıl sonra tekrar düşünce gülüp geçeceğim.” Bakın bu çok önemli, kısacası sorunları büyütüp kendinizi kanser etmeyin.

Eğer yaşadığınız sıkıntının içinden çıkamıyorsanız size 2 özlü sözüm var.

  • Baktın olmuyor, bakmayacaksın,
  • Müzik değişirse dans da değişir.

 

Tembelliği bırakın ve birşeyler yapın…

leadership-working-hard-work-Todd-Nielsen

Geriye doğru bakınca şunu da fark ediyorum, zamanında elimizde çok güzel imkanlar ve zamanlar varmış ve bunu değerlendirememişiz. Buna  üzülüyorum, keşke tembelliği birazcık ileri itip daha çok çalışsaymışım.

Burdan yola çıkarak şunu söylemek istiyorum üniversite okuyan arkadaşlar,

Eğlenmek mi istiyorsunuz, dibine kadar eğlenin bu sizin hakkınız.(Hayatınız üniversite okuduğunuz zaman kadardır, gerisi çalışmakla veya sorumluluklarla geçiyor)

Üniversite bittikten sonra iş aramaya başlarsanız hüsranla karşılaşırsınız. Şuana kadar gördüğüm çoğu öğrenci hayatını berbat bir şekilde geçiriyor (tos tos, saman saman, ot geldik ot gidiyoruz der gibi evde oturarak ve hiçbir şey yapmayarak). Eğer siz üniversite 1. sınıfda alanınızı belirlememişseniz hata yaparsınız.

Örnek veriyorum biyoloji okuyabilirsin ama 1. sınıfda yazılımcı olacağım diyorsan başlamalısın işlere, ve iş almalısın her iş seni geliştirecektir. Sonra ufkunu genişletmek için firmalara iş başvurusunda bulunmalısın. Firmalar sizi işe almasalar bile bedava çalışırım diyerek işi öğrenmek amaçlı işe girmelisiniz..

 

Hepimiz öleceğiz front-end developer’lar bile ölecek…

Velhasıl kelam hayat böyle arkadaşlar geçip gidiyor // Birgün hepimiz öleceğiz bu yüzden hırslarımıza kapılıp çevremizi kırıp dökmeyelim ve bu dünyadaki kısacak ömrümüzü güzel geçirelim ? Ne dersiniz ?

 

 

Neyse kendimi birşey sanarak çok nasihat verdim.

 

Kalın sağlıcakla dostlar, size güzel bir müzik ile veda ediyorum.

 

Hayat Tecrübe

Merhaba Arkadaşlar bu konuda size belki hiçbirşey belkide çok şey öğreteceğim, diyeceklerim  her kesime uysada aslında geliştiriciler, ay pardon pardon “developerlar”  için.

Bunca zamandır geliştirmesini üstlendiğim projelerde maksimum 7 – 8 (diyeyim yalan olmasın) jquery eklentiyi hazır alıp kullanmışımdır, hep kendim yazmak istedim ve yazdım. Sadece teslimatı yaklaşan projelerde
yetiştiremeyeceğim eklentileri hazır kullandım. Buna da takıntı diyebiliriz.

Şimdi asıl olay burda “bu takıntı bana yararı ve zararı” Okumaya devam…

Kimse bilemez…

Bazen o içindeki volkan patlar. Herkes normal sanır, normalim dersin ama bilemezlerki senin içinde neler kopuyor. Bu gözler neler gördü kimse bilmez, bu kalp ne hissetti kimse bilmez, bu kişi ne kaybetti kimse bilmez. Dolar gözlerin sadece kendini bastırırsın, kabarır kalbin müzik açarsın. Kimseye acını farkettirmezsin herkes normale döner bir anda ve sevgilin ile tripleşirsin işler ile boğuşursun iş arkadaşlarınla şakalarşırsın çünki buna mecbur kalırsın, isyanda edemezsin çünki canı verende alanda Allah’dır.